Başarılı Bir PR Ürünü: LeBron James

Blog başlangıcını, geçtiğimiz ay LeBron’un kararının ardından yazdığım bir yazıyı yayınlamaklayapıyorum. Keyifli okumalar.

lebron james

LeBron James sonunda kararını verdi ve memleketine döneceğini açıkladı. Bunu yaparken de bu sefer bir mektup yayınlamayı, duygu dolu sözlerle anlatmayı tercih etti. Bu hareketleri gösterdi ki LeBron iyi bir PR ekibiyle çalışıyor bu açık bir şey. Şimdi biraz değerlendirelim LeBron’un 2010 ve sonrası dönemini, alınan kararları ve yapılan tercihleri.

İlk olarak aldığı iki kararı değerlendirirsek, yegane ihaneti 2010’da aldığı karardır. Yedi sene boyunca ter döktüğün, 25 senedir de bir yerlisi olduğun yerden ulusal televizyona çıkıp da her şeyi boş sayarak ayrıldığını açıklaması tam bir saçmalık abidesidir. Verilen bu karar tamamen bir reyting mücadelesi, para kazanma, popüler olma, nefret ve sevgiyi de tek adam üzerinde toplama çabası oldu. Bunda gayet de başarılı oldu aslında. Cleveland fanlarının çoğu nefret tarafında yer alırken, Miami’nin başarı odaklı yeni fanları ve ligin geri kalanında da LeBronspor diye tabir edebileceğimiz fanlar sevgi tarafında yer aldı.

Bu iki taraf arasında çatışma dört yıl boyunca sürdü hiç durmadan. LeBron kral, LeBron ezik tartışmalarının çıkması LeBron’un daima gündemde olmasına yardımcı oldu. Kendisini bir kral olarak gören birinin tam da istediği bir şey aslında. Sabah yediği yemekten tutun, akşam nerede uyuduğuna kadar her şeyi bir gündem oldu. Bu olaylar devam ettikçe LeBron hep istediğini aldı. Cleveland’dan şampiyonluk için ayrıldı ve kendinin de söylediği gibi Heat tercihi Wade ve Bosh’tan ötürü oldu, yani en azından bir şampiyonluk kazanıp kendinden nefret edenler de bir azalmaya gitmek. Kendini böyle affettirebileceğini düşündü. Aslında bunda biraz da olsa başarı kaydetti, çünkü o iki şampiyonluğuyla birlikte nefret eden taraftar sayısında biraz da olsa azalma oldu.

Dört sene boyunca final oynamak gerçekten büyük bir başarıdır, bunların ikisinde şampiyon olması her ne kadar az gözükse de önemli bir başarıdır. Ancak işte LeBron’un da bahsettiği gibi LeBron alacağını aldı. Kupasını kazandı, MVP oldu, kazandıklarıyla kendinden nefret edenlerin bir kısmının sevecen tarafa geçmesini sağladı. Bunlar artık onun için iyi bir ortam oluşturdu. Ne için iyi bir ortam? Cleveland halkının yeniden sempatisini kazanmak. Bunu da duygusal bir mektup yayınlayıp fonda “I’m coming home” mırıltısıyla büyük oranda sağladı.

LeBron’un kararından sonra ortaya çıkan sonuçlar bir garip. Karar sonrası ortaya çıkan videolarda da gördük ki herkes LeBron’a geçiriyordu ama şu mektubundan sonra geri vitesler başladı. Loser, Queen LeBron bir anda Winner, King LeBron oldu çıktı. Kararının açıklanmasından sonra Cleveland sokakları bayram havası yaşadı resmen, milletin instagramda attıkları resimleri, videoları görenler anlamıştır. Bunların yanında bir de geri vitesin babası olarak nitelendirebileceğimiz Dan Gilbert’ın meşhur “Comic Sans” fontlu mektubunun dört senenin ardından Cavaliers resmi sitesinden kaldırıp sonrasında da Gilbert’tan LeBron için özür açıklamasının gelmesi oldu. Görünen o ki LeBron bu acitasyonda oldukça başarılı bir PR sergiledi.

Diğer taraftan ise bunun bir pazarlama tekniği olduğu çok açık. Kararın açıklanmasıyla birlikte bir anda Cleveland merkezli şirketler tarafından kampanyalar başladı. Pizzacıda özel menüsünden tut, lunaparktaki roller coaster’ın ismine LeBron’un adının verilmesine kadar her şey pazarlandı. Yukarıda da belirttiğim gibi gönül kazanmak için bir yama oldu bunlar. LeBron sadece Cleveland’a geri döndüğünü açıklasa bu kadar olmazdı emin olun. Ama yayınladığı o mektup, paylaştığı o resimlerle ciddi bir çalışma yaptı. Bunlardan sonra forma yakanlar, LeBron pis kaka diyenler de bir anda yön değiştirip LeBron çok duygusal, bir insanın eve dönüşünü ancak bu kadar güzel anlatabilirdi demeye bağladılar.

Miami’ye ihaneti ise ancak Miami yönetimine olmuştur. Salonlardaki Miami fanlarını hepimiz görüyoruz, çok vurdumduymaz insanlar. Örneğin şimdi yeni sezonda AAA’daki ilk Heat-Cavs maçında ahım şahım bir protesto ortaya çıkmayacak bundan eminim. Yani onlar için pek bi etkisi olmadı ancak asıl etki yönetimeydi. Riley ve Arison ikilisi çabaladılar ancak belli ki yeteri kadar olmamış. Karar sonra Arison’ın “şok oldum” dediği twiti ise açıkça LeBron’un ters köşe yaptığının göstergesi. İşin özü aslında bunlara pek ihanet denmez, Cleveland’a yaptığı o kadar şeyden sonra bunlar sıfır kalıyor bence.

Sonuç olarak, LeBron’un PR ekibinde yer alan kişiler kimlerse onlara asıl payı çıkarmak gerekiyor. Şu süreçte LeBron’un hep ön planda kalmasını, sevgi ve nefreti gibi zıt iki odaktan da maksimum seviyede faydalanmasını sağlayarak önemli iş yaptılar. LeBron da onlardan ayrı kalmayıp bu dönemleri oldukça iyi geçirdi. Tebrikler LeBroni tebrikler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s