Rajon Rondo: Matematikte İyi, İnsanlarla Kötü

4XqyHDG

Bu yazı, ESPN Magazine’de yer alan Baxter Holmes imzalı yazıdan çevrilmiştir.

KEVIN GARNETT öğle saatlerinde aşağı Manhattan’da ana arterlerdeki trafikle savaşıyor, yollar bölgeyi etki altına alan kar yığınları yüzünden kapalı. Nets idmanı sonrası eve dönüşte, neredeyse dört yıl önce yaşadığı bir anı – eski takımı Celtics’te antrenman tesislerinde iken bir soyunma odası film seansını – hatırlamakta sorun yaşamıyor. Bunu, yani o zaman o odada neler yaşandığını nasıl en uygun şekilde açıklayacağına dair mücadele veriyor. Garnett birkaç saniye sessizliğe bürünüyor, ardından birden gülmeye başlıyor ve boğazını temizliyor. Derin bir nefes alıyor ve artık konuşmaya hazır.

2011’in Mayıs ayında, playoffların ikinci turunda Boston, Miami’ye karşı 2-0 geride. En iyi günlerinde, Celtics koçu Doc Rivers oyuncusu Rajon Rondo’yu iyice zorluyor ve inatçı point guardı ancak eski bir inatçı point guard’ın yapabileceğine doğru sürüklüyor. Ancak bugünlerde durum farklı. Doc daha acımasız, Rondo daha pişmiş bir halde. “O sadece zorluyor, zorluyor ve zorluyordu” diye hatırlıyor Garnett. Rondo odada iken Shaquille O’Neal ve Jermaine O’Neal’a bakış atıyor. “Benim köpürdüğümü gördüler,” diye anımsıyor Rondo. “Beni sakinleştirmeye çabalıyorlardı. Ama artık çok geçti.”

Hiçbir uyarıda bulunmadan, Rondo bir anda elindeki su şişesini tüm gücüyle, o sırada kendisinin maç hakkında eleştirildiği bir programın olduğu televizyona fırlatıyor. Odanın ortasında yerleştirilmiş olan 127 ekran televizyon birden kırılıyor. “O TV’yi parçaladığında, bu iş artık daha başka yerlere kayacak gibiydi — sanki her şeyi yerle bir edecekmiş gibiydi,”diyor Garnett, ses tonunu yükselterek. Rivers o esnada Garnett’e bir emir vermiş: “Rondo’yu dışarı çıkar.” Garnett de buna mecbur kalmış. “Kapının menteşelerine tekme atıyordu,” diyor Garnett. “Şunu asla unutmayacağım: Onu alıp oradan çıkartmak zorundaydım çünkü artık odadaki durum çooook büyük bir hal alacaktı.” 1,85 metre boyunda, 84 kilo ağırlığındaki point guard’a 2,11 metre uzunluğundaki Garnett bağırıyordu. “Hey, çık dışarı!”diyordu ve bir yandan da Rondo’yu odanın dışına ve ardından binanın dışına itekliyordu. Rondo öfkeliydi. “O sırada çok ateşliydi,” diyor Garnett anı yeniden yaşayarak. “Gerçekten yanıyordu. Ki ben böyle olduğunu söylüyorsam, gerçekten de öyledir.”

Antrenman tesisinin dışında beklerken, ana girişe doğru keskin bir eğime sahip olan yolun hemen yanındalar ve Rondo hâlâ sinirli. Garnett’e doğru bakıyor:”Bir saniyeye ihtiyacım var.” Ardından bir anda koşmaya başlıyor. Garnett onu takip ediyor, hemen arkasından yürüyor. 25 yaşındaki oyuncunun üzerindeki sinirini atmasına izin veriyor. Mevsim normallerinin altında soğuk bir günde bu iki adam da ince antrenman formalarıyla duruyordu. Garnett -ki Rondo’yu kardeşi olarak görür ve onu Shorty(bücür) diye çağırır – Shorty’nin biraz bakış açısını değiştirmeye ihtiyacı olduğunu biliyor. “Shorty daima herkesi dinlemez.” diyor Garnett. “Size hemen, ‘Bu saçmalığı duymak istemiyorum.’ ya da ‘Benden uzak dur.’ diyecektir.” O gün, 40 dakika dışarıda konuştular. O gecenin ardından evlerindeyken de en az bir yarım saat daha telefonda konuştular. Bir başka şampiyonluk yolunda son şanslarını kanıtlama derdinin tam ortasında Garnett, Celtics’in duyarlı dayanak noktası, çabuk sinirlenen bir tiple uğraşmak için zaman öldürüyordu.

Ve yeniden buradayız, arabasında hâlâ trafikte savaş veriyoruz. Garnett duruyor, bir iç çekiyor ve derin bir nefes alıyor. Nereden başlamalı? Garnett’in çok yanlış anlaşıldığını düşündüğü o sahadaki sihirbaz için nasıl açıklama yapmalı?

Garnett bu su şişesi olayının Rajon Rondo hakkında neler söyleyeceğini açıklamayı istiyor. Garnett anlıyor ve okuduklarıyla da Dallas’ta nelerin döndüğünü biliyor. Orada yaşanan anlaşmazlıkların farkında, uyum sağlama konusunda endişe duyuyor. Aynı zamanda, bir zamanlar olduğu gibi, Celtics’te iken bir film seansını ortaya çıkaran eski soruları yeniden gün yüzüne çıkardığını biliyor ve Rondo’nun kariyerinin en önemli transfer dönemi öncesinde, playofflar için mücadele veren bir takımda iken bunlar yaşanıyor. Sorular şöyle geliyor, Rajon Rondo’nun bu kadar sinirli olduğu şey de neyin nesi? Bunun gibi bir oyuncunun etrafında bir takım kurabilir misiniz?

“İşte o ateş buydu,” diyor Garnett, her hecesinde o bilinen sinirli haliyle vurguluyor. “İçindeki alfa ateşiydi. Ben hiçbir şeyden korkmam davranışı, ‘Sana geliyorum ve eğer hazır değilsen, seni ezip geçerim’ şeklindeydi. Onu kendi yapan şey de bu. Ona her zaman şunu söyledim, ‘Bundan dolayı sakın özür dileme, çünkü bu senin büyün, seni sen yapan şey bu.’ Ama bunu kontrol edebilecek gücünün olması gerekiyor. ‘Senin bir parçan olmasına izin ver ama seni kontrol etmesine izin verme, sen kontrol et.’ “

“Ne yapması gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmıyor. Yetiştirilmeyi istiyor ama onu yetiştirirken neden bahsettiğinize dikkat etmeniz gerekiyor. O zaman bile size meydan okuyabiliyor. Soru her zaman şuydu, ‘Bu davranışlarda bulunacak kadar iyi bir oyuncu mu?’ “
— Geçtiğimiz Aralık ayında Rondo’yu Dallas’a takaslayan Celtics GM Danny Ainge


Celtics’te Rondo ile oynadıktan sonra Kevin Garnett, Dallas’ta ne olup bittiğini tam olarak anlayabiliyor.

YENİ DOĞANIN UPUZUN ELLERİ Louisville Üniversitesi Hastanesi’nde şaşkınlık yaratmıştı. Kadın doğum uzmanı, Rondo’nun annesi Amber Rondo’ya “İleride özel birisi olacak,” demiş. Amber Rondo’nun annesi henüz 4 yaşındayken vefat etti, bir yıl sonrasında da babası ve ardından hep büyük annesi onu büyüttü. “Hepimizin beraber olduğundan emin ol,” öğütleriyle onu yetiştirdi. Küçük Rondo’nun babası, Rondo henüz 7 yaşındayken onları terk ettiğinde bile aile olarak birbirine yakın kaldılar. Louisville şehir merkezi yakınınındaki College Court’ta büyümek, Rondo için yaşıtlarıyla oynamamak anlamına geliyordu. Bunun yerine o da henüz dört yaşındayken daha dört tekerlekli denemeden direkt olarak iki tekerlekli bisiklete binmeyi öğrenmek için çalışıyordu. Böylece kendisinden 5 yaş büyük abisi Will’e ayak uydurabilecekti. Will, rakamlar konusunda usta birisi, flaş kartları kullanarak Rajon’a çok ileride göreceği matematiği öğretmeye çalıştı ve onun rakip olarak gördüğü sınıf arkadaşlarını geçmesi için yardımcı oldu. “Durmak istemedim,” diyor Rondo. “Her zaman eğriyi ayarlamayı istedim.”

Yine de, Rondo kazanmayı ne kadar çok isterse istesin, kaybetmekten daha çok nefret ediyordu. Connect Four oyununda rekabetçiliğinin en ünlüsü yaşandı. Rondo hemen kapının önünde oynayabilir, arkadaşlarının çoğunu öldürebilir ve annesi dört çocuğuna bakabilmek için Philip Morris fabrikasında gece vardiyasında çalışırken ailesini gecenin derinlikliklerine itebilirdi. “Eğer bir kez kazandıysanız, kendisinin en iyi olduğunu bilmeniz için sizi beş altı kez döverdi,”diyor Rondo’nun küçük kız kardeşi Dymon. (Rondo’nun Connect Four oyunundaki cesareti efsanevi bir hal aldı ve anın da ötesine geçecek düzeyde heyecanlandırdı. Aralık ayında Dallas’a takaslandığı gün, bir Celtic olarak son saatlerini Boston’daki Çocuk Hastanesi’nde, maça gelen kimselere bağırarak, çocuklara doğru durmadan “Merhamet yok.” demeyle geçirdi.)

Rondo poker oyununda becerikli birisi – ihtimalleri hesaplama, kartları sayma – ve takım arkadaşlarının ceplerini boşaltıyor. Birçok takım soyunma odasını kırıp geçiren ünlü kart oyununda dolu dolu bir usta. Bryan Doo, Celtics’in kondisyon koçu, şu ana kadar oynadıkları arasında en iyi maça oyuncunun Rondo olduğunu söylüyor. “Ve ben birçok kez oynadım,”diyor Doo.

Rondo yakın bir çemberin içinde devam ediyor. Boston’daki sekizden fazla sezonu sırasında herkesle olduğu kadar Doo ile de yakındı. Doo daima Rondo’nun yer aldığı aktiviteleri araştırdı — golf, tennis, bilardo, pingpong, futbol topunu duvara çarptırıp çöp kutusuna atma, geleneklere uymayan çalışmalar, matematik problemleri çıkartıp onları ilk çözme yarışı, Lumosity zihin oyununda en tepeye çıkabilme mücadelesi. “Eğer ona burada ayak uyduramazsanız,” diyor Doo, “sizi dinlemeyecektir.”

Ona kötü bilgi sağlamak? “İnanırlığın için tek şansın var,”diyor Rondo. Ve eğer hikayeyi yemezse, saha dışında bile bırakacak, ilgisini kesecek tıpkı mantığından uzak kalan senaryolara sahip filmlerde yaptığı gibi. En son gittiği film olan The Equalizer (Denzel Washington başrolde) sonrasında da böyleydi: Belirli bir sahneyi referans göstererek “Polislerin numarasını nasıl aldı anlamadım,” diyor Rondo. “Bu çok fazlaydı.”Tahammül edebilmek adına son zamanlarda bu filmi yeniden izledi ama yine olmadı.

“Bu aynı 30 mevcutlu bir sınıfta olmaya benziyor. Herkes aynı düzeyde öğrenemiyor ve daha iyi olan birisi öne çıkıyor. ‘Hey, onunla ilgilenebilecek başka bir şeyler bulmalıyız.’ Gerçekten de Rondo için işler böyleydi. Yaratıcı olmak koçlar için bir mücadeleydi, aynı bir sınıfta öğretmen olmak gibiydi.”
— Kentucky eski koçu Tubby Smith

2001’DE EASTERN LİSESİ’NDEKİ ilk yılında Rondo, bir sonraki senenin geometri sınıfına kayıt oldu ve öğretmeni Doug Bibby adında birisiydi. Ödevlerini yapmazdı. Kitaplarını yanında getirmezdi. Çoğunlukla sınıfın arka sıralarında uyuyup dururdu, yalnızca kızgın Bibby’nin onun ismini söyleyip soruyu yanıtlamayı istediğinde uyanırdı. Rondo yavaşça kendine gelir, tahtaya kısa bir bakış atar, doğru cevabı pat diye söyler ve ardından pineklemeye devam ederdi. Sınavlarını da yüksek notlarla geçmişti, bu durum Bibby’nin Rondo’nun kopya çektiğini düşünmesine yol açmış ve Rondo’ya farklı testler vermişti. “O testleri de yüksek notla geçti,” diyor Bibby. Bibby yine de bir mesaj vermeye çalışarak Rondoo’ya en kötü notu (D) vermiş. Bibby’nin dediğine göre bu tam bir “sidik yarışı” idi.

Söylemekte yarar var, Bibby ayrıca okulun basketbol koçuydu. Rondo onun yıldızıydı — hatta fiilen asistan koçuydu, oyun planları incelemek, geliştirmek için yardımcı oluyordu — ama ne zaman top onun ellerinde olsa, koçunun oyun tercihlerini duymamazlıktan geliyordu. Bibby, “Maçı izliyorum” dediğinde Rondo da cevap olarak, “Sahada olan benim ve maçı hissediyorum,” diyerek karşılık veriyormuş.

“Sizin dediklerinizi yapmamak gibi bir olayı yok,”diyor Bibby. “O yalnızca daha iyi bir yaklaşımı olduğunu düşünüyor.”

Rondo da şöyle diyor:”Eğer sahada iki koç varsa, her zaman aynı noktada olacaksınız diye bir durum yok.”

“Oyunun ardından heyecanlıydı. Nasıl bir şut atabileceğini öğrenmesini söyledim.”
— Mavericks koçu Rick Carlisle, Connect Four oyununda Rondo’ya kaybettikten sonra cevabını tarif ediyor.

24 ŞUBAT’TI, üçüncü çeyreğin başında Mavericks rakibi Raptors karşısında dokuz sayı gerideydi. Rondo, iki ay öncesinde Mavs’e katılmıştı, Dallas’ta çıktığı 31 maçta da sorun yaşadı. Sezonun her ayı asist oranı düşüşe geçti; hücum değeri de aynı şekildeydi. Son 15 maçında bir kere bile çift haneli asist rakamına ulaşamamıştı -ki bu oyuncu son üç sezon boyunca yalnızca 37 maçta çift haneli asist sayısına ulaşamadı. Hücum ribaundu mücadelesinde başarısız olmasının ardından gelen Raptors basketinin akabinde Rondo tembel tembel top sürürerek Carlisle’in yanına kadar geldi. Görünüşe göre – kasten olmasa da- onun dikkatini çekmeye çalışan koçunun çabalarını görmezden geliyordu. İşte buradan sonra ip koptu.

Carlisle kızgın bir şekilde American Airlines Center parkelerine adımını attı, mola için bağırdı ve ardından belirlenen oyunu oynatması gereken Rondo’ya seslendi. Rondo, Carlisle’e bağırırak “Lanet olası oyunları ben söyleyeceğim!” dedi ve Carlisle yanıt olarak, “Otur kıçının üstüne!” diyerek bağırdı. Bu bağrışmalar aslında şiddetli bir gerçeğin patlamasıydı, ki Carlisle da bunu kesinlikle biliyordu: Rondo takıma katılmadan önce, Mavericks 19-8 oran ile ligin en verimli hücumuna sahipti (100 pozisyon başına 113.6 sayı); onun oyuna liderlik edişiyle birlikte 19-12 gibi bir oran var ve Rondo sahada yokken (100 pozisyon başına 104.4) sahada olmasına (103.1) göre daha çok sayı buluyorlar. Boyalı alanın dışından 30.9 yüzdeyle oynuyor (çaylak sezonundan bu yana en düşük yüzde), ve serbest atış çizgisinden de 31.1 yüzdeyle (basım hatası değil) kariyerinin en kötü isabet yüzdesine sahip.

Bu bağrışmalar mola süresi boyunca devam etti ve Rondo maçın geri kalanında oynamadı. Benchte, kafasına bir havluyla öylece oturdu. Onun yedeği Devin Harris ise takımının geriden gelerek maçı 99-92 kazanılmasına önderlik etti.

Rondo ve Carlisle arasındaki bu sürtüşme maçın ardından soyunma odasında da devam etti. Maç sonrası basın konferansında, Carlisle bu hadiseyi “farklı görüşler” olarak niteledirip detay vermekten kaçınırken, Rondo ise “Bunu Rick’e sorun.”demenin ötesine geçmedi.

Rondo bu olayın ardından, Mavs’in bir sonraki maçında cezalı oldu ve oynatılmadı.

Rajon Rondo için koçuyla tartışmak ilk kez olan bir şey değildi. Rondo ve Rivers da bazı tartışmalar yaşamıştı. Rivers’ın ofisine girmememek adına kendine engel olabilmek için günler boyunca köşesine çekiliyormuş. “Onun ağladığı zamanlardı,” diyor Rivers. “Çok duygusal birisi, ama bunu kimsenin görmemesini istiyor.”

Garnett de şöyle diyor: “İnsanların düşündüğünden daha fazlasını umursuyor. Bu da onu çılgına çeviriyor.”

“Bütün oyunları, aksiyonları biliyor ve iki, üç adım ilerisini düşünebiliyor. Sıradışı şekilde zeki.”
— Finallerde iki kez karşılaştığı ve Aralık ayında birlikte kahvaltı yaptıkları için gelecek sezon LA’ye getirmeye çalıştığı spekülasyonları oluşan Rondo hakkında, Lakers guardı Kobe Bryant.


Eskiden inatçı bir point guard olarak bilinen Rivers, Rondo’yla diğerlerinin yapamadığı şekilde ilgilenebiliyordu.

NBA GÖZLEMCİLERİ ARASINDA ve özellikle de Boston’a, öyle basmakalıp fikirler vardı ki eğer kayalara işlenseydi, aşırı kullanım yüzünden parlaklıklar ortaya çıkardı: Doc Rivers’in Celtics’i 2013 yılında bırakmasının sebebi Rondo’dan kurtulma çabasıdır. “Bu saçmalık,” diyor Rivers. “Bizim en büyük anlaşmazlığımız genellikle, ‘daha akıllıca davranmayı bırak’ şeklindeydi çünkü o, bir sonraki eylemin de çok önündeydi. Bir oyun çalışıyorsunuz ve işe yarıyor ve o daha en başından rakibin karşılık vermesi durumunda ne yapacaklarını düşünmeye başlıyor. Ve ben de, ‘Daha karşılık veremediler, bu yüzden de onlar karşılık verene kadar oyunu değiştirmeyelim’ diyordum. İşleyen bir planla gelirdik ve o da oyunun değişmesi gerektiğini söylerdi. Ben de, ‘Bunu neden değiştirelim ki?’ dediğimde onun cevabı, ‘Ne olur olmaz.’ şeklindeydi. Yanıt olaraksa, ‘İlk olarak onların batırmasına izin verelim, ardından değiştiririz.’ diyordum.”

Rondo’ya beyninin çalışma şeklini nasıl tanımlayacağı sorulduğundan onun cevabı, “Bir nimet ve bir lanet.” oldu.

“O benim arkadaşım,” diyor eski takım arkadaşı Kendrick Perkins. “Ama o çok akıllı olduğunu biliyor ve bu da onun bir problemi. Hatalı olduğu zamanı biliyor, yalnızca kabul etmesi gerekiyor. Asıl sorun ise, 10 şey söylüyorsa dokuzu doğru oluyor.”

Bir Celtics insider’ı ise daha az şefkâtle yaklaşarak, “Her zaman odadaki en akıllı insan olduğunu düşünüyor, aslında böyle olmadığında bile.” diyor.

Boston’daki şut çalışmaları ve antrenmanlarda, Rivers’ın dediğine göre Rondo, oyunların tekrar tekrar çalışılmasından dolayı “çok sinirli” oluyormuş. Rondo için oyunları öğrenmek bir matematik gibi doğal geliyor. Takım arkadaşları ve antrenörlerin anlaştığı nokta Rondo’nun bir fotoğrafik hafızası olduğu yönünde – o da bunu inkar etmiyor – ve Celtics’in eski asistan koçu Tom Thibodeau, şimdiki Bulls koçu, sabahleyin maç filmini izlemeye geldiklerinde Rondo’nun o filmi çoktan iki ya da üç kere izlemiş olduğunu söylüyor. (“O uyumuyor,” diyor Doo.) Celtics onu sahte bir scout olarak düşünüp onu dinleyerek rakip hakkındaki ipuçlarını arıyordu ve ardından yapmak üzere oldukları şeyi tam anlamıyla söylüyordu.

2008’de Atlanta karşısında Rondo’nun ilk playoff serisinden önce, Celtics 100 sayfalık bir Hawks oyunları ve istatistikleri kitapçığı hazırladı. Rondo onu evine götürüp okudu ve ertesi sabah asistan Darren Erman’a meydan okudu: “Beni test et.” Rondo her soruyu halletti, ta ki Erman başka bir şey ortaya atana kadar ve bu soru da kitapta yer almayan bir şeyle ilgiliydi. “Seni lanet olası, kitapta böyle bir şey yok.” dedi Rondo. Bir keresinde -Erman Warriors’ta iken, takımı yandan oyuna başlayacaktı ve “C” diye bir oyun söyledi. Bu dediği tüm sezon boyunca neredeyse 15 kez uygulanmış bir oyundu. Rondo bir anda, “C! Rip screen, rip screen!” diye bağırdı. Erman ve o zaman Warriors’ta asistan olan Brian Scalabrine bir anda donup birbirlerine bakakaldı: Bunu nasıl bilebiliyordu?

Sahadaki ikinci koç, soyunma odasında yetkili bir scout gibi. Yanlış gitmesi muhtemel olan nedir?”Kendi hatanızı birlikte taşımanız lazım,” diyor Garnett. “Rondo şöyleydi, ‘Hayır, Thibs bu oyunu istemedi, başka oyunu istedi.’ Thibs de elindeki o küçük kağıdı kontrol edip, ‘Oh, evet bu.’ diyordu.” Zamanla, Riversâ’tan Rondo’ya oyunlara karar vermesi için izin bile çıktı. Tıpkı beyzboldaki tutucularda olduğu gibi, o gün içinde oynanması için beş altı oyun listeleyip söylemesini istiyordu. “Bunu daha öne hiç yapmamıştım,”diyor Rivers. “Ama bu harikaydı.” Rondo maçların öncesinde kağıda çalışıyordu ve molalar esnasında, ayaklarının arasına yerleştiriyordu. O zaman bile, Rivers’ın dediğine göre, o kadar özgürlük tanınmasına rağmen hâlâ durumdan sapıyordu.

“Muhalif bir kişiliği var. Bunun erkenden farkına vardım. ‘Bu yolla neden yapmıyoruz?’ diye sorduğunda bazen şöyle cevaplardım, ‘Peki senin istediğin yol hangisi?’ Onun yanıtı da, ‘Hayır, bizim yaptığımızı seviyorum, sadece sordum.’ oldu. İşte Rondo böyle.”
— Doc Rivers


Ortada bahisler olunca -bir takım arkadaşı tarafından gelecek kadar basit bir meydan okuma olsa dahi- Rondo en iyi halinde oluyor.

2 OCAK GÜNÜYDÜ Mavs’in TD Garden’daki şut çalışmasının ardından 90 dakika geçmişti ve Rondo hâla parke üzerindeydi. Şutu üzerine çalışıyor, daha kavisli daha doğru olduğundan emin olmayı istiyordu. Birkaç saat içinde, henüz iki hafta önce onu draft hakları ve oyuncular karşılığında gönderen takımla karşılaşacak ve her zaman onu çok çabuk eleştirebilen taraftarlarla yüzleşecekti. Mavericks’in oyuncu gelişim antrenörü Mike Procopio, bir Boston yerlisi olarak Celtics’in yıllar önce Rondo’yu almasına yardımcı olmuştu. “Emin olmak istiyordu,” diyor Procopio. “Sahada bir şov sergilemek istiyordu.”

O gece, Rondo’nun adı Mavs’in ilk beşinde en son okunandı ve Celtics anonscusu Eddie Palladino’dan tempolu bir giriş çağrısı geldi. Gürültülü ve yavaştı, tıpkı eski zamanlarda gibiydi. “Raaaaaaaajon Rondooooooooo!” Biletlerin tükendiği maçtaki kalabalıkta çoğu kişi 9 numaralı formasını giymiş, ayaklanıp Rondo için bağırıyordu. Rondo bir turnikeyle maçın açılışını yaptı, ardından bir çift gökkuşağı üçlüğü yolladı. Mavs’in ilk 10 sayısını o kaydetti, ilk yedi şutunda isabet buldu. Kazanan taraf oldukları maçı da kendi adına sezonun en yükseği 29 sayı ve kariyer rekoru olan beş üçlükle tamamladı. Duygularını ise fazla göstermedi. Salonun üstündeki ekranda onun için 90 saniyelik bir takdir videosu yayınlanırken, bunu zar zor kabul ediyordu.

Eğer klasik Rajon değilse bu hiçbir şey. 2009’da Dwight Howard’ın üzerinden smacı? Bir asistan onun yapamayacağına dair bahse girmişti. Spor salonunda 50 serbest atıştan 49’unda isabet bulmak? Bir başka bahis. “Bana meydan oku,” diyor Rondo. “Eğer benden çılgınca bir şeyler bekliyorsan, muhtemelen bunu başarmanın bir yolunu bulacağım.” Kendinden daha uzun oyuncuları savunmayı istiyor, tam anlamıyla bir yanlış eşleşme olsa dahi bunu soruyor. “Bana gelip, ‘Eğer aklıma sokarsam her maçta triple-double yapabilirim.’ diyordu” diye konuşuyor, Rondo’nun kişisel istatistikçisi Justin Zormelo. Garnett de şöyle diyor: “Bir pas atardı ve biz de ‘o incecik delikten öylece geçiremezsin. Pasını oraya ulaştıramazsın’ derdik. Kanıtlamayı o kadar istiyordu ki, oyunu yeniden oynar ve pası oraya ulaştırıp sayının gelmesinin ardından bize doğru bakarak, ‘Orada ne yaptığımı biliyorum. Sesini kes.’ derdi. Biz de ona dönüp, ‘Seni küçük pislik.’ derdik. Ama sonuçta onun tarzı buydu.”

Bahisler olduğunda, en iyisine ulaşıyor. 2010 playofflarından 29 sayı, 13 asist ve 18 ribaund ile LeBron James ve Cavaliersâ’a işkence etti; 2012 playofflarında Heat karşısında 44 sayı, 10 ribaund ve 8 asistle oynadı; Jeremy Lin’in parlayıp Linsanity olduğu dönemde ona karşı 18 sayı, 20 ribaund ve 17 asistle oynadı. İlgilendirdiği zaman büyük, ilgilendirmediğinde sıkıcı oynuyor. Her şey bir enigma, kendiyle alakalı bir denklem. Celtics asistanı Jamie Young’ın söylediği gibi, “Sizin basit matematiğiniz değil, daha çok trigonometrik bir olay bu.”

“Her şey hesaplı. Hayatım hesaplı.”
— Rajon Rondo

SAAT 9:30, 1994 yılında bir Şubat sabahı. Louisville şehir merkezindeki Engelhard İlköğretim Okulu’nda üçüncü sınıftan sekiz öğrenci sınıfa giriyor. Kare haline getirilen dikdörtgen kesimli iki masa etrafında oturuyorlar. Bu çocuklardan biri, bir süre sonra öğretmenin “hayatımın en büyük mücadelesi”diyeceği bir isim oluyor.

Çocuk, konsepti hızlı ve kolay bir şekilde kavrıyor. Bu çocukta, diğerlerinde olmayan şekilde rakamları analiz edebilme merakı var. Bu o kadar fazla ki, denklemleri çözebilmek için öğretmenine yeni yollar ve öğretmeninin ileride öğrencileri için kullanacağı metodları öğretiyor.

Her işi ilk bitiren o oluyor, çarpım işlemlerini çabucak hallediyor ve öğretmen de daima bir başka aktiviteyi hazırda tutması gerektiğini biliyor, ya hemen elinin altında ya da bir mavi klasörün içinde. Belki de, incecik yanakları olan sesiz çocuğa soracaktır -ki bu çocuk herkes hakkında, her şey hakkında öğretmeninin çözmesi için matematik denklemleri formülize eden birisi.

9 yaşındaki o çocuğun ne kadar çılgınca yetenekli olduğunu, diğerlerinin böyle olmamasının bu çocuğu hayal kırıklığına uğrattığını biliyor. “Diğer herkes neden kavrayamıyor, bir türlü anlayamıyordu.” diye hatırlıyor, 21 yıl sonra hâlâ Engelhard’daki görevini sürdüren Melanie Benitez.

Bir zamanlar onun yer aldığı sınıfı şimdi ziyaret ederseniz, duvarın arkasında metalden yapılmış bir yer bulacaksınız. Yıllar boyunca, erken gelişmiş çocukların diğerleriyle pek anlaşamaması yüzünden Benitez tarafından yaratılmış bir yer olarak dikkat çekiyor. Bu methodu 20 yıl önce geliştirdi. Bunu Rajon Rondo için yaptı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s